Anasayfa / Diğer Tedaviler / Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey
indir (7)

Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

Diş beyazlatma jelleri yardımıyla, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine üzerinde oluşan renkli inorganik ve organik maddelerin çözünmesi işlemine diş beyazlatma denmektedir.
Bu işlem, daha çok fırça ile yok edilmesi olası olmayan renklenmelerde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, fazla antibiyotik kullanımı sonrası ve yapısal bozukluklar vaziyetlerinde da bu işlemden yararlanılır. Bleaching işlemi bu tür vaziyetlerde büyük ölçüde muvaffakiyet ile sonuçlanmaktadır.

Gıdaların, sigara, çay ve kahvenin oluşturduğu kirlerde de bu işlem yararlı netice vermektedir. Diş temizliğine karşın, renk tatmin edici değilse, yine diş beyazlatma uygulanabilir.
Renkleme sebeplerine göre hangi tür uygulamanın doğru olduğu, diş hekimi tarafından belirlenir.

DİŞLERİN BEYAZ OLMASI NEDEN EHEMMİYETLİDİR?

Beyaz dişler, diğer estetik unsurlar kadar ehemmiyetli, bakımlı ve sıhhatli bir kişiliğin göstergesi vaziyetindedir.
Tüketilen gıdalar, yaşın ilerlemesi, şarap, çay, kahve ve sigara gibi etkenler dişlerde sararmaya ve lekelenmeye kapı aralayabilmektedir.
Son zamanlarda diş beyazlatmak için, piyasada bir çok alternatif bulunmakla beraber, bunların yararları ve yan tesirleri tartışılır. En randımanlı sonucu almak için kişi, bu işlemi kesinlikle uzman bir diş doktoruna yaptırmalıdır.

EVDE DİŞ BEYZLATMA YOLU NASIL ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

Evde diş beyazlatma yolu, 1989 seneninde Haywood ve Hetman tarafından uygulanmış, kolay, tesirli ve güvenli bir yoldur.
Vakumla biçimlendirilmiş ağız içi alete, beyazlatma maddesi yerleştirilir ve gün boyu bu işlem uygulanır. Yolda hidrojen peroksit karbamid, karbamid üre, üre peroksit, perhidrol ure de denilen 10-15-20% karbamid perroksit
kullanılır.

Karbamid peroksit ağız sıvılarında, oksidasyon sonucu su, üre ve oksijene indirgenir, başka bir deyişle ağız ortamında zarar veren rastgele bir bileşik oluşturmadığı için oldukça güvenlidir. Karbamid peroksit ağız içinde önce hidrojen peroksite indirgenir, bundan sonra aynı hidrojen peroksit kimyasında olduğu gibi tesirini gösterir. 10% luk karbamid peroksit 3.6% lık H2O2 e eşdeğerdir. Bu oran “In office bleaching technique”telinden çok düşüktür, bu yüzden yolun uygulama müddeti uzundur.

Optimum müddetin 2 ile 6 hafta arasında değiştiği belirtilmiştir. Bu müddet günde 7 saat uygulama için düşünülmüştür. Beyazlatma süresinin kısaltılması günlük kullanım süresinin uzatılmasına bağlıdır. Yeniden kullanılacak jelin konsantrasyonuna ve üretici firmanın/diş hekiminizin tekliflerine göre bu sure değişebilmektedir.

EVDE DİŞ BEYAZLATMA YOLUNUN TESİRLERİ NELERDİR?

• Sarı, turuncu veya açık kahverengi lekelenmelerde,
• Kahverengi fluoroz renklenmelerde,
• Mine opasitesine dolaysız tesir etmemesine rağmen , minenin diğer bölümleri daha çok beyazladığından, opasite daha az dikkat çekici olduğu hallerde,
• Ön dişlerde çoklu renkleşmelerde,
• Travma geçirmiş canlı dişlerde renklenmelerde etkili olabilmektedir.

DİŞ BEYAZLATMA MUAYENEHANEDE NASIL YAPILMAKTADIR?

Yol 35% hidrojen peroksitin ısı veyahut ışık ile aktive edilmesi asalına dayanır. Yolda kullanılan malzemeler şunlardır: beyazlatma çözeltisi (30-35% H2O2), ısı kaynağı, savunucu gözlük, gazlı bez, lastik örtü, yumuşak dokuları savunmak için gliserin bazlı alkali madde, fosforik asit, gazlı bez, sodyun hipoklorit.

MUAYENEHANE UYGULAMA MERTEBELERİNDE NELER YAŞANIR?

1. Mertebe: Diş yüzeylerindeki dış renkleşmeler ve varsa diş taşları periodontal yollarla temizlenir.
2. Mertebe: Başlangıç resimi alınır. Renk göstergesi ile başlangıç rengi belirlenir.
3. Evre: Etraf yumuşak dokular gliserin veyahut vazelin içeren bir pat ile ısı ve hidrojen peroksidin zarar veren tesirlerinden savunmak emeli ile örtülür.
4. Evre: Lastik örtü takılır. Lastik örtü ara yüzlerde mumlu diş ipi veyahut plastik bir iplikle sabitlenmesi gereklidir. Çünkü mumsuz diş ipi kullanımı hidrojen peroksidin emilimine kapı aralar.
5. Evre: Diş yüzeyleri cilalanır ve lastik örtüden çıkan artık savunucu krem uzaklaştırılır.
6. Evre. Mine yüzeyleri hidrojen peroksidin penetrasyonunu kolaylaştırmak emeli ile 7 saniye 35% fosforik asit ile dağlanır, yıkanır ve kurutulur. (Bu evre kullanılacak sisteme göre farklık göstermektedir, her sistemde kullanılmayabilir).
7. Evre: Dudakların ısıdan etkilenmesini önlemek için nemli bir gazlı bez lastik örtünün altına, dudakların üzerine yerleştirilir. Hastaya savunucu gözlük takılır.
8. Evre: Tek katlı bir gazlı bez beyazlatılacak diş arkı üzerine yerleştirilir ve 35% hidrojen peroksit ile ıslatılır. Aktivasyon ışık ile yapılacaksa bu işlem için özel olarak hazırlanmış karışım kullanılmalıdır.
9. Evre: Isı kaynağı beyazlatılacak dişlerden 30 santimetre. uzağa yerleştirilir. Aletin reostası 115oF’a ayarlanır. Hastada oluşan hassasiyet niform edilerek ısı 140oF e kadar yükseltilir. Bu şekilde 20-30 dakika müddetle hidrojen peroksidin aktivasyonu sağlanır. Isı aktivasyonu esnasında hidrojen peroksit buharlaşacağı için, gazlı bez gerektiğinde yine hidrojen peroksit ile nemlendirilmelidir.
10. Evre: Gazlı bez kaldırılır, artık beyazlatma maddesi 5.25% lik nifor hipoklorit ile tamponlanır. Şayet renkleşme niform değilse, sadece daha koyu renkleşme olan bölgelere hidrojen peroksit uygulanarak ısı aktivasyonuna 5 dakika daha devam edilir.
Bu şekilde yapılan beyazlatmanın başarısı, renkleşmenin sebebine ve ağırlığına bağlıdır. Yaşlanma ile olan renkleşmelerde, fluoroz renkleşmesinde çoğunlukla 1 seans yeterli olmaktadır. Tetrasikline bağlı renkleşmelerde ise 3 hem de 4 seans ihtiyaç duyulan olabilir.

DİŞ BEYAZLATMANIN KİMYASI NEDİR?

Diş beyazlatmasında hidrojen peroksit kullanımı sanıldığı gibi yeni bir metot değildir. Öncelikle 1884 seneninde Harlan hidrojen dioksit olarak tanımladığı maddeyi diş beyazlatmasında kullanmıştır. Hidrojen dioksit bugün kullandığımız hidrojen peroksittir.
Hidrojen peroksidin ağartıcı etkisini gösterebilmesi için önce mine ve dentinin içine alınması, burada oksidasyon tepkisi oluşturması ve renkleşmeye kapı aralayan molekülleri serbestlemesi gerekmektedir. Hidrojen peroksidin mine ve dentine penetrasyonunu ve oksidasyon sürecini hızlandırmak emeliyle 1918 seneninde Abbot öncelikle bugünde kullanılan ışık kaynağını geliştirmiştir.

HİDROJEN PEROKSİT KİMYASI NEDİR?

Beyazlatma süreci oldukça karmaşık olmakla birlikte süreçteki en ehemmiyetli aşama oksidasyon tepkisidir. Oksidasyon organik maddenin CO2 ve suya dönüşmesidir. Oksidasyon tepkinine en kolay örnek odunun yanmasıdır. Beyazlatma oksidasyonu ile yanma oksidasyonu arasındaki en büyük fark tepki hızı ve oluşan ürünlerdedir.
Yanma oksidasyonunda madde hızla CO2 ve suya dönüşür ve ısı açığa çıkar. Beyazlatma oksidasyonunda ise madde özgün renginden daha açık renkli ürünlere yavaşça dönüşür. Metallerin korozyonu yavaş oksidasyona iyi bir örnektir.
Beyazlatma sürecinde redox reksiyonu olarak adlandırılan oksido redüksiyon tepkisi da alana gelir. Bir redox tepkininde oksidasyon maddesinin (H2O2) eşlenmemiş elektronları olan serbest kökleri vardır ve elektronlarını vererek indirgenir. İndirgenme maddesi ise (Mine) elektronları alarak okside olur.
H2O2 Bir oksidasyon maddesidir, HO2. + O2. gibi çok aktif kökler oluşturabilir. Saf sulu ortamda zayıf asittir. Daha aktif olan HO2. oluşumunu arttırmak emeli ile normalde zayıf asit olan hidrojen peroksidin alkali olması gerekmektedir. Bunun için ideal pH 9.8-10.5 olmalıdır. Böylelikle daha fazla miktarda H02 açığa çıkacak ve çok daha hızlı beyazlatma sağlanabilecektir.

DENTAL BEYAZLATMA MEKANİZMASI NE MANAYA GELMEKTEDİR?

Dental beyazlatmada önce hidrojen peroksit mine ve dentin organik matrisine diffüze olur. Serbest köklerin elektronları eşlenmemiş olduğu için elektrofilliktirler ve sabit değillerdir. Bu kökler sabit hale geçmek için organik moleküllerin doymamış karbon çift bağlarına etki ederek elektron konjügasyonunda kesilmeye kapı aralarlar.
Mine organik moleküllerinin absorbsiyon enerjisi değişir. Bu moleküller daha açık renktedir. Böylelikle minede başlangıç beyazlaması ele geçirilmiş olur. Başlangıç beyazlamasından sonra, pigment içeren karbon zincirleri aralanır ve daha açık renkli zincirler oluşur. Çoğunlukla sarı pigmentli olan karbon çift bağları, renksiz olan içki gibi hidroksi gruplarına değişir.
Beyazlatma ilerledikçe yalnızca hidrofilik renksiz yapıların kaldığı bir noktaya gelinir. Bu minenin doygunluk noktasıdır. Beyazlama bundan sonra yavaşlar ve işleme devam edilirse proteinlerin ve karbon içeren diğer maddelerin karbon iskeletini yıkmaya başlar. Mine kaybı başlar ve geri kalan madde CO2 ve suya dönüşür. Bu yüzden diş hekimi doygunluk noktasını çok iyi hesaplamalıdır.

DİŞLERİNİZİ BEYAZLATMAK GÜLÜMSEMENİZİ 15 TON PARLAK GÖSTERİR.

Beyazlatma işlemi ilk yapıldığında,kısa bir müddet için 15 ton daha açık bir renk gözlemlenebilir ancak bu vaziyet dişlerdeki geçici su kaybının neticesidir ve 1 günden çok daha kısa sürer, bu vakit zarfında dişler tümüyle beyaz ve opak bir görünümdedir.Renk açıcı madde,tükürükle teması kesilmiş kuru bir dişe, çok daha derin tesir eder,tükürükle teması olduğunda rengi daha natürel bir hal alacaktır.En gerçekçi yaklaşım takriben 8 tonluk bir renk farkı beklemektir.

DİŞ BEYAZLATMAK, SONSUZA KADAR BEYAZ DİŞLER MANANINA MI GELİYOR?

Bu düşünce inandırıcılıktan uzaktır;yalnızca açık renkli yiyecekler yenilip su içilirse olası olabilir fakat bu durm mantığa terstir.Diş beyazlatma işleminin neticesi 3-6 arasında tesirlidir;dişlerde yoğun miktarda sarılık varas beyazlatma işlemi çok daha tesirli olurve bu tesir uzun müddet hissedilir.

Bleaching” başka bir deyişle dişlerin “ağartılması” işlemi son senelerde büyük gelişim göstermiştir ve yetkili diş hekimliği organizasyonlarınca güvenilirliliği kabul edilmiş bir rehabilitasyon metodudur. Şayet fert dişlerinin formundan hoşnut ise, renginden hoşnut değilse diş beyazlatma en savunucu metottur.

Dişlerimiz mevzubahis olduğunda onların beyazlıkları her vakit sıhhat ve estetiğin vazgeçilmez unsuru olarak kabul edilmiştir. Dişlerimiz yaşayan, dış ortamla ilişki halinde ve ondan etkilenen canlı dokulardır. Yediğimiz ve içtiğimiz bir çok madde onlar üzerinde tesire sahiptir. Bunlar arasında kahveyi, sigarayı, çayı öncelikliler arasında sayabiliriz. Bunların yanı sıra genetik ve fizyolojik yapımıza bağlı olarak da dişlerimizde renklenmeler oluşabilir.

Unutmamalıyız ki dişlerimizin periyodik olarak 6 ayda bir diş hekimi kontrolünden geçmesi çok ehemmiyetlidir. Hekiminiz tarafından size uygulanan diş taşı temizliği beyazlatmadan tamamiyle ayrı bir tedavidir. Bu tedavide dişlerinize bir beyazlatma uygulanmaz periodontal dokuların (diş eti, çene kemiği, diş lifleri) sağlığının devamı amaçlanır. Beyazlatma bu tedavinin tamamen ayrı bir yaklaşımdır.
Bu nedenle diş hekimliğinde gelişimle beraber dişlerin beyazlığını sağlayacak bir çok madde de geliştirilmiştir. Son zamanlarda geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında oldukça başarılı ajanlarla, dişlerde yüksek derecede fark edilir bir beyazlatma sağlamak artık mümkün olmaktadır. Temel prensip olarak mine yapısına sinmiş renklenmeler mine yapısına hiç zarar verilmeden alınmakta ve yapı oksijen ile kuvvetlendirilmektedir.

Sıkça yapılan bir hata piyasaya sürülmüş hiçbir kontrolü olmayan ve denetlenmemiş ürünlerle dişlerin beyazlatılmaya çalışılmasıdır. Bu ürünler dişleri geri dönüşümsüz beyazlatmadan çok uzak ve minede onarılması güç zararlar oluşturan yapıda ajanlardır.
Bu yüzden dişlerimizin canlı dokular olduklarını unutmadan onlarla alakalı kararları ve uygulamaları hekimimizle birlikte yapalım.

Şu anda bilinen iki fark beyazlatma yöntemi vardır:

1- Home Bleaching ( Hane Tipi Beyazlatma yöntemi )
Bu yöntemde hekim dişlerden ölçü alarak laboratuara bu ölçüyü verir. Alınan bu ölçüden dişlerinizin üzerine tam oturan, ince saydam bir plak hazırlanır .
Bu plağın içine geceleri yatmadan önce diş beyazlatma ajanı uygulanarak diş beyazlatma işlemi gerçekleştirilir . Beyazlatma işlemi gece uykuda gerçekleşir . Kaç gece yapılacağı hekiminizin yapacağı kontrol sonucunda ortaya çıkacaktır .

Office bleaching (muayenehanede lazer ile yapılan beyazlatma yöntemi)
Dişler üzerine uygulanan bleaching ajanının bir lazer kaynağı ile aktive edilmesiyle yapılan beyazlatma yöntemidir. Lazer ile beyazlatmada yaklaşık 40 dakika da tüm alt ve üst çenedeki dişler beyazlamaktadır.

DİŞLERDE İSTENMEYE LEKELER NASIL OLUŞUR ?

Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, daha önceki protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu süresince kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere sebep olabilir. Bu vaziyet dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik veyahut florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.

DİŞ BEYAZLATMA İLE İLGİLİ SIKÇA SUALLEN SUALLER

1. Şayet dişlerimi beyazlatmak istersem hangi metotları kullanabilirim?
En tesirli metot hangisidir? Dişleri beyazlatmak için değişik yöntemler vardır. Birincisi diş hekimi yardımıyla profesyonel beyazlatma, ötekisi ise hanede diş hekimi’ nin teklifi doğrultusunda uygulanan hane beyazlatma sistemidir. Son yapılan çalışmalarda iki yöntemin aynı anda kullanılmasının etkin bir beyazlatma için gerekli olduğu belirtilmiştir. Kısaca hastanın beyazlatma işlemi büro tipi ile yapılsa dahi rengin kalıcılığı için ev tipi ile desteklenmesi önerilmektedir.

2. Beyazlatma güvenli midir yoksa dişlere zarar verir mi?
Yapılan çalışmalar diş doktoru kontrolünde yapılan diş beyazlatma sistemlerinin kullanımında hiçbir zarar olmadığını göstermiştir. Yapısal farklık ve kalıcı hasar oluştuğunu gösteren tek bir araştırma dahi yoktur. Diş doktorunuzun florür uygulamaları ile beyazlatma işlemi daha da güvenli bir işlem olmaktadır.

3. Diş beyazlatmanın yan tesirleri nelerdir?
Bütün beyazlatma jelleri az çok hassasiyete yol açar. Bu soğuk sıcak içeceklere ve havaya karşı dahi oluşan hassasiyet rahatsızlık verir. Hassasiyet vaziyetinde diş doktorunuzun uygulayacağı topikal florür bu diş hassasiyetini azaltacaktır. Ayrı olarak hassasiyeti azaltmak için içerisinde potasyum nitrat ve yüksek oranda florür bulunduran diş macunları da işe fayda.

4. Dişlerimin maksimum beyazlaması ne kadar sürecek?
Sonuçlar farklıdır. Bir takım dişler 24 dakikada beyazlarken, bazıları için bir iki seans beyazlatma yapmak gerekebilir. Dişlerinizde sarılaşma grileşmeden ne kadar fazlaysa beyazlatma o kadar iyi olacaktır. Antibiyotik kullanımından meydana gelen grileşmenin beyazlatılması daha zordur ve sonuca erişmek daha uzun bir süreç gerektirebilir.

5. Beyazlatma ne kadar süre etkisini savunur?
Beyazlatma sonrasında dişlerinizin rengi hiçbir zaman başlangıçtaki rengine dönmez ama bir miktar renkleşme 6 ayla iki sene arasında oluşur. Beslenme alışkanlıklarına göre bu renklenme farklılık gösterir. Her 6 ay veya yılda bir defa ev tipi beyazlatma ile bakım sağlanması önerilir.

6. Gebe veya yeni doğum yapanlara diş beyazlatma niçin önerilmez?
Bu konuda bir araştırma yapılmamıştır ama üretici firmalar bu işlemin gebe ve emziren annelerde yapılmasını önermezler.

7. Beyazlatma jeli kaplama, porselen kuronlarımı da beyazlatır mı?
Porselen kaplama kuron ve köprüler beyazlamazlar. Yeni beyazlamış dişinizin rengine uyması için bütün bunların değişmesi gerekebilir.

8. Beyazlatma sonrası kahve ve kırmızı şaraptan ne kadar uzak kalmalıyım?
Beyazlatma sonrası yaklaşık 2 gün yani 48 saat boyunca çay,kahve ,sigara ,kola ,kırmızı şarap ,asitli içecekler ve renkli yiyeceklerden uzak kalmak gereklidir,zira yapılan beyazlatmanın etkisi dentin tübüllerinde 48 saat boyunca devam eder. Bu süre zarfında da renkli yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*